|
Lüleburgaz 'da yeni bir savunma hattı kuruldu.Bulgarlar bu hattı da aşıp(22 Ekim-2 Kasım) İstanbul'dan önceki son savunma hattı olan Çatalca'ya doğru yürüdü.
Velimeşe işgal edilmedin halk kafileleri halinde İstanbul'a varmaya çalışıyordu, Halk bu yolculuk bir çok zorluklarla karşılaşıyor ve hayvanları güçlü olanlar İstanbul'a ulaşabiliyordu.
İstanbul'a göç edenler camilere yerleştirildi ve onlara yemek dağıtıldı. Bulgarlar, 20-30 Haziran gecesi Mekodanya'daki müttefikleri Sırbistan ve Yunanistan'a saldırdı. Romanya ve Karadağ 'da Sırbistan ve Yunanistan'a katılınca Bulgarlar gerilmek zorunda kaldı, böylece Çerkezköy, Velimeşe ve Çorlu kurtulmuş oldu. 21 Temmuz'da Osmanlı Ordusu hiç bir direnme ile karşılaşmadan Edirne'ye girdi.
Birinci Dünya Savaşının sona ermesi ve Modros mütarekesinin imzalanmasından (30 Ekim 1918)sonra Trakya itilaf devletlerince denetim altına alınmaya başlandı. 4 Kasım 1918 'de bir Fransız alayı Uzunköprü-Sirkeci Demiryolu hattını işgal etti,ve Muratlı, Çorlu ve Çerkezköy istasyonlarını denetim altına aldı.
Trakya bölgesi ve Velimeşe için acı günler 20 Temmuz 1920'de Yunanlıların Tekirdağ kıyılarına saldırısıyla başladı.
20 Temmuz 1920 Salı sabahı tan yeri ağarken Velimeşe'liler ve civar halk top sesleri ile uyanıyorlardı.
Çorlu'da bulunan Tekirdağ'daki 55. Tümen'e bağlı 168. alay Yunan ilerleyişi karşısında tutunamadı ve mevzilerini terk etti, 170.Alay'ın bazı taburları ise daha zor duruma düşerek
Lüleburgaz yönüne kaçmaya başladı. Türk Kolordusuna bağlı birlikler Büyükterbent'te toplanmaya başladılar. Kolordu Komutanlığı birliklerin dağıtılmasını ve esir düşmesini önlemek için Bulgaristan'a sığınmayı kararlaştırdı. 20 Temmuz 1920'de I. Kolordu 700 Subay ve 5000 askerle Bulgaristan'a sığındı.
Yunan işgali süresince Çorlu, Velim eşe ve diğer yerleşim birimleri çeşitli sakıntılara maruz kaldı. Anadolu'da milli bereketin güçlenmesi ve askeri basanlar elde edilmesi Trakya'daki işgalci Yunanlıların ve yerli Rumların baskılarını arttırıyordu.
Sakarya zaferinden sonra Yunanlı'lar Çorlu ve çevresi ile Çerkezköy 'de askerlik çağındaki Rum gençlerini silah altına aldılar. Çorlu çevresi ile Çerkezköy'deki Türklere eziyet edip, mal ve paralarını yağmaladılar. Velimeşe'de bu çeşit hareketlere maruz kalan birçok insanımız oldu.
Anadolu'da büyük Taarruz'un başlaması ve Yunan ordusunun yok edilmesi Çorlu ve çevresindeki Yunan askerleri, yerli Rumlar ve azınlıklar üzerinde şok etkisi meydana getirmişti.
Anadolu'da Türk ordusundan kaçan Mudanya, Bursa civarındaki yerli Rumlar l gemilerle kayıklarla Ereğli ve Tekirdağ'a çıkarıyorlardı. Ereğli'ye çıkanlar Çorlu'ya geliyorlardı. Çerkezköy , Velimeşe ve Çorlu'ya takip eden trenlerle Çorlu'dan Yunanistan'a naklediliyorlardı. Bu durumu gören yerli rumlar ile azınlıklarda paniğe düşmüş ve kazma hazırlığı başlamıştı.
Çorlu, Çerkezköy ve Velimeşe yöresindeki halkın araba ve hayvanlarına el koymuşlardır. Çünkü asker ve muhacir kafilelerini istasyonlara nakletmek , askeri malzemeleri Yunanistan'a kaçırmak için bunu yapıyorlardı.
Türkleri de zorla bu işte çalıştırıyorlardı. Bazı ileri gelenleri de alıp götürmüşlerdi.
11 Ekim 1922'de yapılan antlaşma (Mütakere) hükümlerine göre Yunan birlikleri bir ay içinde Doğu Trakya'yı boşaltacak, yerine itilaf askerleri geçecekti.Bunlarda en kısa sürede bölgeyi Türk birliklerine devredecekti.
15 Ekim 1922 'de Çorlu, Velimeşe, Çerkezköy ve Saray İtalyan birliklerince devir alındı, 30 Ekim de Saray ve Çerkezköy l Kasım'da da Velimeşe ve Çorlu'ya Türk birlikleri gelerek yönetimi aldı. Çorlu'ya Edirne valiliğine atanan Şekir Bey ve maiyeti 600 kişilik bir birlikle geldi, ve İtalyan denetim bölgesinden başlayarak Doğu Trakya'yı adım adım teslim aldı.
|